(SUSTUM)

Ocak 13, 2011 by admin  
Filed under Diziler

1 – Sustum!

‘Herkes konuştuğunu yazar,bense sustuklarımı’

Herkesin konuştuğu bir dünyada
ben sustum!
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız…
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor…

Sustum!
Bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
sustu benimle deniz,
sustu deli dalgalar, sustu martılar…
umutlarımı sarıp rüzgarlara
uzaklara savuruyorum her gece
yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne
kimse görmüyor…

Sustum!
Tam acılarımı haykıracaktım ki,
sustum
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
bir çığlık kanıyor demedim, en derininde yüreğimin…
içimdeki volkanları boğarak sustum!
açmadım kimselere yüreğimi
hançeri sadece kendime sapladım
sapladım ve sustum!
hüznü yüzümde,
acıları gözlerimde topladım sustum! ..

Sustum!
sustu dudağımdaki şarkı,
gözlerimdeki şiir
yaraları yalayan rüzgar
sokaklarında kahrolduğum şehir
gözlerim konuşuyor yalnız!

Saçı ağarmış hayaller
nemli kirpiklerle
bulutlandığında gözlerim
gökte şimşek olup çakıyorum
kimse görmüyor…

Sustum!
tuz basıp yaralarıma!
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
yaslanıp yalnızlığın duvarına
gül döküp kalabalıklara her gece
kimsesiz geziyorum gönül ülkemi
kimse bilmiyor…

Sustum!
tam sevdiğimi haykıracaktım ki, sustum
sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak
acılar konuşuyor şimdi yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
atıyorum uçurumlardan
kimse görmüyor

Ne zaman
dudaklarından öpmeye kalksam hayatı
saçlarını koklasam rüzgarların
içimde incecik bir sevgi ürperiyor
sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
gelmiyor beklediğim bahar
yaralar merhem tutmuyor
gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
kimse silmiyor
yağmur dinmiyor
sevdiğim bilmiyor

Sustum!
sustu benimle sarı sabır,
sustu hasret, sustu zaman
yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata
kimse duymuyor

Sustum!
İçimde dalgalar kabardıkça volkanlar gibi
sustum
sustu dudağımdaki şiir
gözlerimdeki nehir
gönlümdeki yara
bulutlar haykırdı isyanımı
şimşekler haykırdı
sadece ben duydum
sadece ben

Ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat
ey kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
yaralar merhem tutmuyor
geceler avutmuyor
ben sustum
acılarım konuşuyor yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor

Ben sustum!
susmuyor yüreğimi kavuran kasırga
pencereme vuran yağmur damlaları
susmuyor dışarda inleyen rüzgar
yıldızlar küs
ay üzgün
yağmur dinmiyor
içimde binlerce şiir kanıyor her gece
kimse bilmiyor
kimse duymuyor

sustum!
sustu benimle sarı sabır, sustu hasret,
sustu hayat, sustu zaman
acılar konuşuyor yalnız
acılarım konuşuyor
kimse duymuyor…
duymuyor…
duymu…
duy…

Nuri CAN

Nuri Can

İşte tarihçilerin dikkat çektiği hatalar

Ocak 7, 2011 by admin  
Filed under Diziler

İşte tarihçilerin dikkat çektiği hatalar

Tarihçiler Show TV’nin iddialı dizisi ‘Muhteşem Yüzyıl’ ı beğenmedi

Tarihçi Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak diziyi beğenmediğini söylerken, Kanuni’nin hayatı üzerine bir roman yazan Okay Tiryakioğlu, “Tamamen yabancılar izlesin diye çekilmiş.” diyerek dizinin Batı’nın hayal dünyasına hitap ettiğini söyledi. Mustafa Armağan ise Muhteşem Yüzyıl’ın toplumu idealsizleştirmekten öte bir işe yaramayacağını belirtti.

ARINÇ: KANAL TEPKİLERİ DİKKATE ALMALI

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç daRTÜKYasa Tasarısı’nın görüşmeleri sırasında diziyle ilgili tepkilere değindi. “Ben de endişe ve üzüntü içindeyim” diyen Arınç, bu tür yapımların reyting amacıyla yapıldığını ve kamuoyunun tepkilerini dikkate alarak televizyonun kendiliğinden kaldırmasının uygun olacağını söyledi. Sadece Atatürk’ün hatırasına hakareti suç sayan bir kanun olduğunu kaydeden Arınç, “Tarihimizin önemli şahsiyetlerini olduğundan başka türlü görerek küçültmeye çalışan ne olursa olsun karşılığını bulmalıdır. Diziyle ilgili şikayetleri süratle dikkate alacağız ve kanun çerçevesinde gereğini yapacağız.” dedi.

Dizide mesaisinin büyük bölümünü haremde geçiren bir Kanuni portresi çiziliyor. Daha babasını toprağa koymadan yapılan eğlenceler, saray koridorlarında cıyak cıyak bağıran bir cariye, yaka bağır açık haremden kız seçen bir padişah… Halit Ergenç, Kanuni rolünde ne kadar tuhaf kaçıyorsa, dizilerin yaşlı kurdu Arif Erkin Güzelbeyoğlu vezir-i azam rolüne en az o kadar yabancı.

GÖRÜŞLER

Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak: “İzlediğim kadarıyla beğenmedim. Replikler biraz zaman dışı. Bir ara Şekspir okuyormuşum gibi geldi. Mahremi sergilemek gibi bir sinema anlayışı vardı…”

Okay Tiryakioğlu (Kanuni romanının yazarı): “Dizi bu haliyle Türk izleyicilerinden çok yabancılar izlesin diye yapılmış. Batılı hayal dünyasına hitap eden bir yapım olmuş. Mekan ve kostümler dışında hiçbir şey yerli yerince değildi.”

Mustafa Armağan (Yazar): “Kötü niyet aramak istemiyorum ancak örnek alınması gereken bir padişahı zevk, sefa düşkünü gibi göstermek toplumu idealsizleştirir. Bu toplum böyle bir diziye layık değil.”

Tarihçilerin dikkat çektiği hatalar

Tarihçilerin Muhteşem Yüzyıl dizisinde dikkat çektiği maddi hatalardan bazıları şöyle:

Olaylar 1520′de geçmektedir. Oysa Topkapı Sarayı’na haremin gelmesi 1540′ta başlar. Bu tarihten önce harem, Beyazıt’taki Eski Saray’daydı.
Yavuz Sultan Selim’in Rodos seferi için 200 parça kalyon hazırlandığı söyleniyor. Osmanlı’da ilk harp gemisi 1644′te inşa edilmiştir.
16. yüzyılda adına Avrupa denilen müstakil bir coğrafya yoktu. Bu kavram 18. yüzyıldan sonra aydınlanma döneminde ortaya çıktı.
Hareme kızlar, seçilerek alınır, ardından çok ciddi bir eğitimden geçirilirdi. Başta örf-âdet olmak üzere İslami ilimler ile kabiliyetlerine göre birer sanatta yetiştirilirlerdi. Dizideki harem halkının davranışlarının, asırlar boyunca süzülerek gelen ‘saray terbiyesi ve nezaketi’yle alâkası yok.
Harem halkının muhafazasını sağlayan ve dışarıyla ilişkilerine yardımcı olan harem ağaları, binanın dışında kendilerine ayrılan nöbet yerlerinde beklerdi. Harem ağaları da aynı terbiye ile yetiştirilirdi.
Dizideki oryantal oyunlar ve müzik, Osmanlı eğlence anlayışı ve musikisini yansıtmıyor.
Babasının cenazesi ortadayken bir padişahın eğlence düzenlemesi inandırıcı değil.
Kostümler Osmanlı’dan çok İngiliz dizisi Tudors’tan alıntı gibi…
Osmanlı geleneğinde padişahın huzuruna baş açık çıkılmazdı.

Diziler uzadıkça dökülüyor

Ocak 4, 2011 by admin  
Filed under Diziler

Diziler uzadıkça dökülüyor
Son yılların gözdesi diziler sadece reyting için değil senaryo ve çekim hatalarıyla da birbirleriyle adeta yarışıyor. Kurtlar Vadisi, Ezel, Hanım’ın Çiftliği, gibi ünlü yapımlarda ‘bu kadar da olmaz’ dedirten hataların en önemli nedeni ise reklam alma kaygısıyla dizilerin uzun çekilmesi…
Daha fazla reklam alma kaygısıyla 90 dakika çekilen diziler, senaristleri ve oyuncuları zorlarken, izleyiciyi çileden çıkaran hatalarla dolu. Çekim ekibi ve oyuncuları adeta sette yaşamaya zorlayan koşullar, dizilerde de mantık hatalarına neden oldu. ‘Yaprak Dökümü’nün finalind demiryolu olmayan Trabzon’a trenle yolculuk sahnesi, gözleri izleyiciyi aptal yerine koyan dizilerdeki hatalara çevirdi. Alay konusu olan hatalardan bazıları şöyle:
YANLIŞ OTOBÜSTE

* Ezel dizisinde, Ezel karakteri, Ramiz Dayı ve Kenan Birkan’ın yanına koşarken, üzerinde sadece siyah tişört vardı. Ama gara girdiğinde tişört birden ceket oluverdi.

* Yine Ezel dizisinin geçtiğimiz sezonunda yayımlanan bölümündeki bir hata dikkatlerden kaçmadı. Serdar, Beyoğlu’nun ara sokaklarından kaçıp Tarlabaşı’nda özel halk otobüsüne bindi. Fakat araç 90 kodlu Draman-Eminönü otobüsüydü. Fatih’in bir semti olan Draman Tarlabaşı’nın yakınından bile değil.

POLİS BÖYLE YAPAR MI

* Yaprak Dökümü dizisinin bir bölümünde şu hata göze çarptı: Zanlı hakkında tutuklama kararı çıkıyor. Ancak duruşma 3 ay sonrasına erteleniyor .Oysa bu süre en fazla bir ay.

* Akasya Durağı dizisinin bir bölümünde, sızıntı petrolü izinsiz satan kişiler, “Şikayet var” diye gözaltına alınıyor. Sonra da “Şikayetten vazgeçildi” diye zanlı serbest bırakılıyor. Bu olay hırsızlık kapsamında olduğu için şikayetin geri çekilmesinin bir değeri yok.

* Hanımın Çiftliği dizisinde ise senarist düğün sahnesin 1950′li yıllarda henüz yazılmamış olan bu şarkıyı çalındı. Bir başka sefer ise İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın henüz yazılmamış Osmanlı Tarihi kitabı da dizinin kütüphanesine kondu.
TEKNOLOJİ DİZİLERE YETİŞEMİYOR

* Yine Hanımın Çiftliği’nde Muzaffer Bey’le görüşmeye gelen traktör firması temsilcisi traktörlerinin motorunun 1600 cc hacminde ve 225 beygir gücünde olduğunu söyledi. 1600 cc hacminde benzin motoru ile 225 beygir gücü elde etmek bugünün teknolojisi ile bile mümkün değildir.

* Kurtlar Vadisi Pusu’nun geçtiğimiz sezon yayınlanan bir bölümünde Polat, sırtına saplanan tırtıllı bıçağı on saniyelik bir hamleyle kapı aralığına sıkıştırıp çıkarttı. Ardından sırtından ameliyat olan Polat, hastaneden kaçırılırken sırtüstü sedyede taşındı.

HAVUÇ SINAVSIZ EHLİYET ALDI

* “Çocuklar Duymasın” dizisinde “Havuç” karakteri motor dersini çalışıyor ve ertesi gün ehliyet alıyor! Eğer ülkemizde kanunlar değişmediyse ilk önce motor, ilk yardım ve trafikten sınav yapılıyor ve yaklaşık 1 ay sonra açıklanan sınav sonuçlarının ardından ehliyet talep eden kişi direksiyon sınavına tabi tutuluyor. Başarılı olduğu taktirde ehliyet veriliyor.

Sistem böyle işlerse daha çok hata görürüz

TV eleştirmeni Bekir Hazar, dizilerde bolca görmeye başladığımız hataların çok normal olduğunu belirterek “Öyle zaman geliyor ki bir dizinin bir bölümünü çekmek haftalar alabiliyor. Bu senaristlerde de yorgunluğa neden oluyor. O yüzden bu tür hataların olmasını çok normal karşılıyorum” dedi. Hatalar konusunda senaristleri suçlamamak gerektiğini ifade eden Hazar “Kanallar böyle istiyor. Burda bir sorumluluk varsa bu yapımcıya ait. Televizyonlar kaset teslim alıyor sonuçta. Setlerdeki sorunlarla ilgili bir sorun varsa bu yapımcıya aittir. Yapımcılar kar marjlarını düşürmedikleri sürece bu sorunlar devam eder” dedi. Oyuncuların çok zor şartlar altında çalıştıklarını ifade eden Hazar “Fabrika işçileri bile 3 vardiya çalışırken bunlar tek vardiya çalışıyor” diye konuştu. ‘Yaprak Dökümü’nün final bölümünde yapılan hataya da dikkat çeken Hazar “Ben bu tür hataların artarak devam edeceği görüşündeyim” dedi.

Yerli dizi için ekran başına geçiyoruz

Ocak 2, 2011 by admin  
Filed under Diziler

Yerli dizi için ekran başına geçiyoruz
Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES)’in yaptığı araştırmaya göre, izleyicilerin büyük çoğunluğu yerli dizi için ekran başına geçiyor.

DES Stratejik Araştırmalar Merkezi (DESAM) tarafından bin 309 kişi üzerinde yapılan anket, vatandaşların televizyon kültürünü ortaya koydu. Ankete göre halkın yüzde 29.6′sı günde en az 5 saat, yüzde 25.3′ü en az 3 saat, yüzde 19.1′i en az 2 saat, yüzde 17.3′ü ise 5 saatten fazla televizyon izliyor. Yüzde 27.2′si ‘yapacak başka işi olmadığı’ için televizyon karşısına geçerken yüzde 24.1′i ise ‘gündemi takip etmek’ için televizyon izliyor. Eğlenmek için televizyon izleyenlerin oranı yüzde 18.7, dinlenmek için izleyenlerin oranı ise yüzde 16.4.

Katılımcıların yüzde 39.8′i yerli dizileri, yüzde 9.1′i haberleri, yüzde 7.7′si yarışma programları, yüzde 7.2′si magazin programları, yüzde 5.4′ü film, yüzde 5.3′ü spor programları, yüzde 5.2′si müzik-eğlence programları, yüzde 4.6′sı ise kadın programları izlemek için televizyon karşısına geçiyor.

Yüzde 59.3′ü beğendiği dizileri düzenli olarak takip ediyor. Yüzde 38.2′si dizileri konusuna göre, yüzde 22.1′i başrol oyuncusuna göre, yüzde 22.5′i ise yayınlandığı kanala göre seçiyor.

Anket sonuçlarına göre, halkın yüzde 57.2′si televizyon izlemenin kendisini geliştirmediğini düşünüyor. Yüzde 34.7′si tüm kanallardaki haber programlarının içeriğinin aynı olduğunu, yüzde 26.2′si duygu sömürüsü yapıldığını, yüzde 13.5′i magazin ağırlıklı programlar olduğunu söylüyor. Halkın yüzde 64.8′i televizyon haberlerinin yeterince bilgi ve gerçekleri yansıtmadığını düşünürken yüzde 9.2′si ise bu konuda kararsız.

YARIŞMA PROGRAMLARINA SMS ATIYORUZ
Ankete göre, katılımcıların yüzde 23.2′si magazin programlarının gerekli olduğunu belirtirken yüzde 44.2′si ise izlediği yarışma programlarına oy vermek için SMS attığını kaydediyor. Vatandaşların yüzde 37.6′sı bir programın eğlendirici olmasını ararken yüzde 34.8′zi hem eğlendirici hem de eğitici olmasını istiyor. Yüzde 13.8′i ise öncelikli olarak eğitici olması gerektiğini söylüyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 40.3′ü televizyonlardaki şiddet içerikli görüntülerden, yüzde 16.9′u çıplak görüntülerden, yüzde 16.3′ü ise magazin programlarından rahatsız oluyor. Halkın büyük bölümü ise dini içerikli ve öğüt verici programları izliyor. Halkın yüzde 38.8′i bu tür programları sürekli izlerken yüzde 26.8′i ara sıra izliyor. Hiç izlemeyenlerin oranı ise yüzde 22.1.

Anketle ilgili değerlendirmede bulunan DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Türkiye kitap okuma alışkanlığında Libya, Tanzanya, Fildişi gibi ülkelerin de arasında bulunduğu 173 ülke arasında 86′ıncı sırada yer alıyor. Türk halkı kitap okumuyor, ama günde 5 saat televizyon izliyor.” değerlendirmesini yaptı.

hande yener oryantal şov

Aralık 11, 2010 by admin  
Filed under Diziler

hande yener ece erken’in programı rengarenk’te sergilediği oryantal şovuyla herkesi büyüledi
hande yener ece erken’in programı rengarenk’te sergilediği oryantal şovuyla herkesi büyüledi

hande yener oryantal şov | izlesene.com

not>>sohbet bölümümüz yenıden yapılanmakta dır. yetki almak isteyen dj ve op adminler firtina@kalbsesi.com meil atabilirler. ve sıtede yetkili lerle ırtıbata gecebilirler. www.kalbsesi.com ve www.sendeyiz.com

‘Komedi Dükkanı’na sesiyle hayat veren Fırat Doğu Parlak Görüntülendi

Aralık 11, 2010 by admin  
Filed under Diziler

‘Komedi Dükkanı’na sesiyle hayat veren Fırat Doğu Parlak Görüntülendi…Merak edilen yönetmenin görüntüleri ilk kez, Mega Magazin programına yansıdı. Tolga Çevik’le yapılan röportajda Tolga’nın karşısında oturan Fırat Bey, kameramanın uyanıklığı sayesinde yakayı ele verdi.

Sonraki Sayfa »

sohbet siteleri chat siteleri bedava chat chat odaları Sohbet sohbet siteleri film izle